Aşağıda bazı Yargıtay kararları yer almaktadır. Bu alıntılar, çocuğunu görmesi anne tarafından engellenen veya boşanma esnasında diğer bazı konularda haksızlığa uğradığı için dava açmak zorunda kalan babaların faydalanması amacıyla sitemizde bulunmaktadır.

Yargitay'in web sitesine girmek için tıklayınız. (www.yargitay.gov.tr)

T.C. Y A R G I T A Y
2.HUKUK DAIRESI
SAYI:
ESAS _ __ KARAR _ _ _ ___Y A R G I T A Y _ I L A M I
2000/12847 2000/13179


ÖZET: Velayet kendisine verilmeyen ana yada baba ile velayet hakki sahibi sahsi iliskiyi engellerse bu velayetin degistirilmesi sebebidir.

Taraflar arasindaki davanin yapilan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup geregi görüsülüp düsünüldü.
Medeni Kanunun 149. maddesinde ana veya babanin baskasi ile evlenmesi, baska bir yere gitmesi gibi çocugun yasayis ve gelisimine önemli etkiler yapacak gelismeler halinde velayetin degistirilmesi gerektigini hükme baglamistir. Öte yandan bosanma halinde velayet kendisine birakilmayan ana veya babanin çocuk ile sahsi münasebet kurmasi için gerekli görülen tedbirlerin alinmasi ayni kanun 148. maddesinde emredilmektedir. Bu hüküm çocugun velayet verilmeyen ana yada babasi ile sahsi iliskinin hayati öneminin bir sonucudur. Bu önemin idraki içinde olmayan, hakli bir sebep yokken hakimin tayin ettigi zaman dilimi içinde çocugun diger tarafla iliskisine engel olan ana yada babanin çocugun yararina hareket etmedigi açiktir.
Davali hükümde görüsme günü olarak belirlenen 3.5.1997, 4.10.1997, 6.12.1997, 7.2.1998, 1.8.1998 Cumartesi günleri ile 1998 senenin Temmuz ayinin 1. günü çocugu alinabilecek yer olan adresinde hazir bulunmamis, hazir bulundurmamistir. Bosanma ilaminin kesinlesmesinden itibaren diger görüsme günlerinde çocugun ana ile görüstürüldügü yönünde bir belge dosya arasinda yoktur. Bu süre içinde bir kez 3.7.1997 tarihinde çocugun icraen anneye verildigi, onda da çocugun yaninda bulunan kadin tarafindan kaçirilmak istedigi, zabita yardimi ile hükmün icra edildigi anlasilmaktadir. Davalinin yarattigi bu sürtüsmeler çocugun özellikle psikolojik gelisimine menfi etki yapan davranislar olup tek basina velayetin degistirilmesi sebebidir.
SONUÇ :Hükmün yukarida gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, temyiz pesin harcin yatirana geri verilmesine oybirligiyle karar verildi. 30.10.2000 (Pzt)

* * *


T.C. Y A R G I T A Y
Hukuk Genel Kurulu
S A Y I
Esas ___Karar _____________Y A R G I T A Y ____K A R A R I
-------- ---------
2000/2-927 2000/974

ÖZET: Ananin bosanma davasi sirasinda çocugun velayetinin babaya birakilmasina razi olmasi,
degisen sartlara göre velayeti istemesine engel teskil etmez.

Velayet kendisine birakilan davalinin, davaciya göstermemesi velayetin degistirilmesi sebebidir.

Taraflar arasindaki "velayetin degistirilmesi" davasindan dolayi yapilan yargilama sonunda; Vize Asliye Hukuk Mahkemesince davanin reddine dair verilen 23.3.1999 gün ve 1998/319- 1999/49 sayili kararin incelenmesi davaci vekili tarafindan istenilmesi üzerine, Yargitay 2.Hukuk Dairesinin 25.6.1999 gün ve 6953-7420 sayili ilami ile; (...Dava dilekçesinde , taraflarin müsterek evliliklerinden olma 25.07.1996 dogumlu çocuklari Gamze' nin velayetinin bosanma sirasinda davali babaya verildigi, davalinin yeniden evlendigi, yeni evlendigi esinin çocugu istemedigi ve davali babanin çocugu davaci anneye göstermedigi belirtilerek velayetin nez'i ile çocugun velayetinin davaci anneye verilmesi talep edilmistir.
Her ne kadar dava dilekçesinde velayetin nez'i denilmis ise de dilekçedeki izahattan davacinin isteginin Medeni Kanunun 149. maddesi geregince velayetin degistirilmesi oldugu anlasilmaktadir. Velayet görevi ve hakki, analik ve babalik haklarinin kullanilmasinda odak nokta, çocugun fikren ve bedenen saglikli gelismesidir. Velayetin düzenlenmesinde veya degistirilmesinde asil olan küçügün yararlarini korumak ve gelecegini güvence altina almaktir. Bunun yaninda analik ve babalik duygularinin gelistirilmesine de özen gösterilmesi zorunludur. Incelenen bosanma dosyasinda 19.03.1998 tarihinde kesinlesen kararla 25.07.1996 dogumlu çocugun velayeti davali babaya verilmistir. Bu dava ise 10.11.1998 tarihinde açilmistir. Davaci ananin bosanma davasinda , bulundugu hal ve sartlar karsisinda çocugun velayetini istememesi, bilahare degisen sartlarda istemesine engel degildir. Toplanan delillerden , davalinin yeniden evlendigi, çocugu görmeye gelen davaciya çocugu göstermedigi, eve çocugu görmeye gitmeye çekinen davacinin muhtar ve azalari göndermesi üzerine de çocugu vermedigi, gelenleri kovup tehdit ettigi, hatta yumrukladigi anlasilmaktadir. Bu olaylarin en az üç defa oldugu tanik beyanlari ile sabittir.
Davacinin ilami icraya koyarak icra kanali ile infaz ettirmesi mümkün ise de, bu hakkini kullanmamis olmasi aleyhine yorumlanamaz.
Kaldi ki davali, davacinin mahkemece tayin edilen görüsme günleri haricinde çocukla görüsmek istedigini de ispat etmis degildir. Toplanan delillere göre davalinin kastinin çocugu davaciya hiç göstermemek oldugu anlasilmaktadir. Küçük yasi itibariyle ana bakim ve sefkatine muhtaçtir. Bu itibarla açilan davanin kabulü gerekirken reddi dogru görülmemistir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapilan yargilama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmistir.

TEMYIZ EDEN : Davaci vekili

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme kararinin süresinde temyiz edildigi anlasildiktan ve dosyadaki kagitlar okunduktan sonra geregi görüsüldü:
Taraflarin karsilikli iddia ve savunmalarina dosyadaki tutanak ve kanitlara, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hükme etkili itirazlarin Yargitay 2. Hukuk Dairesinin 25.6.1999 gün ve 6953-7420 sayili ilaminda ayri ayri ele alinip cevaplandirilmis bulunmasina ve özellikle davalinin; davacinin çocukla mahkeme ilaminda gösterilen günler disinda görüsmek istedigini, bu nedenle görüstürmedigini savunmamis olmasina göre Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma kararina uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykiridir. Bu nedenle direnme karari bozulmalidir.
S O N U Ç :Davaci vekilinin temyiz itirazlarinin kabulü ile, direnme kararinin Özel Daire bozma kararinda ve yukarida gösterilen nedenlerden dolayi H.U.M.K.nun 429. maddesi geregince BOZULMASINA, istek halinde temyiz pesin harcinin geri verilmesine 7.6.2000 gününde, oyçoklugu ile karar verildi.

* * *


T.C. Y A R G I T A Y
2.HUKUK DAIRESI
SAYI:
ESAS _____KARAR
2004/14530 2005/69


Y A R G I T A Y_ _I L A M I


MAHKEMESI :Izmir 7.Aile Mahkemesi
Taraflar arasindaki davanin yapilan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarida tarih numarasi gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup geregi görüsülüp düsünüldü.

Türk Medeni Kanununun 324. maddesi; "Ana ve babadan her biri, digerinin çocuk ile kisisel iliskisini zedelemekten, çocugun egitilmesi ve yetistirilmesini engellemekten kaçinmakla yükümlüdür" hükmünü içermektedir. Velayet hakki mahkemece kendisine verilen davalinin kisisel iliskiyi zedeledigi, Izmir 5. Icra Müdürlügü ve Soma Icra Müdürlügünce tutulan tutanaklar ve toplanan delillerden anlasilmistir. Davacinin davasinin kabulü gerekirken yazili sekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykiri olup bozmayi gerektirmistir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün yukarida açiklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz pesin harcinin yatirana geri verilmesine, is bu kararin tebliginden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açik olmak üzere oybirligiyle karar verildi. 10.01.2005 (Pzt.)

Özet: Velayet hakki mahkemece kendisine verilen davalinin kisisel iliskiyi zedeledigi anlasilmistir. Davacinin davasinin kabulü gerekir.