İ.İ.K. md. 341 : "Çocuk teslimi hakkındaki ilâmın veya ara kararının gereğini yerine getirmeyen veya yerine getirilmesini engelleyen kişinin, lehine hüküm verilmiş kimsenin şikâyeti üzerine, altı aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbiki ne başlandıktan sonra ilâmın veya ara kararının gereği yerine getirilirse, kişi tahliye edilir."

Ancak:

Ülkemizde velayet genel olarak anneye verildiği için, çocuklarını görmek isteyen babalar, eski eşleri ile anlaşamıyorlar ise çocuklarını görmek için maalesef "resmi görüş saatleri"ni beklemek zorunda kalmaktadırlar. (Çocuğun baba ihtiyacını bilen anneler ise görüşme saatlerini veya günlerini kısıtlamazlar ve "resmi görüş saatleri" diye bir şeye gerek kalmaz.) Resmi görüşme saatlerine ihtiyaç duyan babalar için genel uygulama, çocukların iki haftada bir hafta sonları Cuma gecesi veya Cumartesi sabahından Pazar akşamına kadar babalarının yanında kalması şeklindedir. Buna dini bayramların 2nci günleri ile Yaz Tatilinde bir ay (genellikle 1-31 Temmuz arası) eklenir. Ülkemizde bazı hakimler görüşme başlangıç saatlerini geç, bitiş saatlerini ise erken tutarlar. Bazı hakimler ise Bayram ve Yaz tatillerini karara yazmayı unutabilirler. Bu durumda derhal Yargıtay'a başvurarak kararın temyiz edilmesi gerekir. "Bozma" kararı çıkarttırıp yaz tatillerinde de çocuğunuza kavuşabilmek için hakkınızı arayınız. Asla yılmamanız gerekiyor!

KİŞİSEL İLİŞKİ (Av.Figen Samuray)

Velayet bölümünde belirtildiği çocuklar taraflardan hangisine bırakılmışsa velayet de sadece o tarafa ait olur. Diğer tarafın çocuklar üzerindeki velayet hakkı o tarihten itibaren sona erer. Ancak bu sonuç velayet hakkı sona ermiş olan tarafın  hiçbir suretle çocukları ile kişisel ilişki kurmaya yani onlarla görüşmeye, onları sevip okşamaya ,alıp gezdirmeye, yedirip içirmeye, giydirmeye hakkı olmadığı anlamına gelmez. Tam aksine çocuklar ile kişisel ilişki kurmak boşanan her ana ve babanın en doğal hakkıdır. Medeni Kanunumuz bunu madde 182'de açıkça belirtmiş ve bunu yine madde 323 ile iyice pekiştirmiştir. "Ana ve babadan her biri ,velayeti altında bulunmayan veya kendisine bırakılmayan çocuk ile uygun kişisel ilişki kurulmasını isteme hakkına haizdir."

O halde hakim çocuk kendisine bırakılmamış olan tarafın çocuk ile ne zaman ve ne şekilde ilişki kuracağını kararlaştırmak zorundadır.Hakim ,çocuk ile diğer tarafın kişisel ilişkilerini  saptarken ,bir yandan çocuğun yaşını ve öğrenim durumunu,öte yandan çocuk ile kişisel ilişki kuracak olan ana ve babanın oturduğu yeri,meslek veya  görevinin  mahiyetini ve yerini göz önünde  bulundurmalı ve görüşme  ve birlikte olma süre ve yerini ,her iki tarafın ,yani hem ana veya babanın ,hem de bizzat çocuğun durumuna ve şartlarına en uygun düşecek şekilde saptanmalıdır.

Yeni Medeni Kanunumuz kişisel ilişkinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle  sağlık eğitim  ve ahlak bakımından yararlarının esas tutulmasını öngörmektedir.(Madde.182/II)

Hakim çocukla kişisel ilişkiyi düzenlerken ,delilleri serbestçe takdir eder ve gerekli araştırmayı doğrudan doğruya kendisi yapar ve gerekli gördüğü takdirde bilirkişiye başvurur.

Önceki hukukumuzda ana babanın dışında diğer çocuğa yakın akrabaların çocukla ilişki kurması düzenlenmemişti ancak bu boşluk Yargıtay’ın kararları ile ile özellikle Büyük anne ve babaların torunları ile ilişki kurabilme hakkını tesis edilmiştir.Yeni Medeni Kanunumuz ise bu duruma “olağanüstü hallerin varlığı durumunda” üçüncü kişilerin özellikle hısımların çocukla ilişki kurabileceklerini  kabul etmiştir.TMK.325/II

Kişisel ilişkinin içeriği

Kişisel ilişki tekrarlanan ve muntazam aralıklarla devam eden bir ilişkidir. Bu ilişki objektif bir düzeni gerektirir.

Çocuk ile kişisel ilişki kurma hakkı ,bir ana babanın kişilik haklarına girmektedir.Bu bakımdan ana ve babadan birinin bu haktan feragat etmesine yönelik anlaşmalar geçerli değildir.

Kişisel ilişkinin zaman içerisinde değiştirilmesi

Çocuğun yaşı ve eğitimi göz önünde tutulup, çocukla diğer taraf arsındaki ilişki  her zaman için yeniden düzenlenebilir. Alınan tedbirlerin uygunluğunu kaybetmesi üzerine ,hakim alınan kararları değiştirir. Değişiklik talebi, çocuktan, ana babanın herhangi birinden, vesayet dairelerinden gelebilir.

İlişkinin düzenlenmesinde Hakimin Araştırma yapma  görevi

Ana babadan her birinin, diğerinin çocukla olan kişisel ilişkisini zedelemekten kaçınması gerekir. Aynı şekilde, ana ve baba, çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.

Hakim ,kurulan ilişki nedeniyle çocuğunun huzurunun tehlikeye girmesi veya yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde ana yada babaya verdiği hakları geri alabilir.

 Çocukla Kişisel İlişkinin Sınırları

Ana babadan birinin çocukla kişisel ilişkisi, karşı tarafın çocukla ilişkisini zedeliyorsa, çocuğun yetiştirilmesini engelliyorsa, onun bu davranışı yerine getirmek zorunda olduğu yükümlülüklere aykırıdır. Velayet hakkına sahip taraf çocuğu ziyaret ilişkilerinde olumsuz etkilememek zorundadır.

Çocuk ayırt etme gücüne sahip ise  ve herhangi bir etki olmadan ilişki kurmayı ciddi olarak reddediyorsa, çocuğun ülke dışına kaçırılma tehlikesi mevcut ise, çocuğa cinsel tacizde bulunulacağı endişesi mevcut ise hakim kişisel ilişkileri yeniden gözden geçirir.

 Velayet hakkına sahip olmayan tarafa bilgi verme yükümlülüğü

Velayet hakkına sahip olmayan ana babaya, çocukla ilgili önemli olaylar bildirilmeli ve onun da fikri alınmalıdır. TMK309

(Av.Figen Samuray)

TMK Md. 324.: Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.
(Bu madde bir anlamda velayet sahibi ebeveynin çocuğu 'EYS tacizi'ne uğratmasını yasaklamaktadır. )
" Kişisel İlişki Tesisi ve Velayet Hakkı "
(Yargıç Hilmi Şeker'in makalesi için lütfen tıklayınız)